-
-
Prof. Dr. Alp Aydınalp
Başkent Üniversitesi Kardiyoloji A.B.D, Ankara
Uygarlık ve Dünya Görüşü
On sekizinci yüzyıl rasyonalistleri her ne kadar uygarlığın maddi yönüne önem vermiş olsalar da uygarlığın esas ve değerli unsurunun manevi olması gerektiğini kabul etmişlerdi. İlgilerini her şeyden önce insanların ve insanlığın manevi ilerleyişi üzerine yoğunlaştırmış ve buna iyimserlikle inanmışlardı. Aydınlanma çağını başlatan kişilerin büyüklüğü, toplumu ve insan soyunu mükemmelleştirme fikrini ortaya atmaları ve kendilerini bu fikirlere hevesle adamaları olmuştur. Bunu gerçekleştirmek için güvendikleri kuvvet, genel düşünce alışkanlığıdır. İnsanlardan içinde bulundukları ilişkilerin biçimini ve ruhunu değiştirmelerini istemekte, bunun kanıtlanır bir gerçek gibi bilimsel bir metot olması gerektiğine inanırlardı. Bu onlar için rasyonel dünya görüşü idi. Rasyonel dünya görüşü iyimser ve etiktir. İnsan soyunun genel olarak maddi ve manevi gelişmesini amaçlayan ve bunu mükemmelleştirmeye çalışan bir görüştür. Bu yönetimin başarılı olacağına iyimserlikle güvenmişlerdi. Bu kuram etiktir. Akla uygun olan her şey etiktir. Bu temel ilke insanlardan bencilliklerini bir yana bırakarak kendilerini gelişim sağlayan tüm fikirlere adamalarını ister. Her şeyin etik olan yönünü yargılama ölçütü olarak almalarını ister. İnsanın etik düşünme alışkanlığından vazgeçmesi rasyoneller için imkânsızdır. On dokuzuncu yüzyılın başında rasyonalizme karşı tepkiler baş gösterdi. Rasyonalistlerin dünya görüşünün iyimserliği ve etikliği kusurlu bulunmaya başlandı. İnsanların aklına güvenen düşünce şekillerinin yerini alan yeni uygarlık ve manevi düşünce şekilleri düşünceden çok kanıta önem vermeye başladı. Rasyonalizm görüşü bırakılıp yeni Aktüalite dünya görüşü almaya başlandı (Rasyonalizm (Akılcılık), doğruluğun kaynağının duyular değil, doğuştan gelen akıl ve düşünce olduğunu savunan felsefi yaklaşımdır. Aktüalite (Aktüalite, Edimsellik veya Gerçeklik) ise bir potansiyelin fiilen gerçekleşmiş durumu, şu an yaşanan somut gerçek ile doğruluğa ulaşır) Böylece uygarlık dışı ve humanisimden yoksun duruma düştük. Bu uygarlık tarihimizi etkileyecek en önemli olaylardan biridir. Uygarlık için sadece gerçekler yeterli olmamalıdır; insanların etik bir dünya görüşü de olmalıdır. Uygarlık iyimser-etik bir dünya görüşü kuramının sonucunda ortay çıkar. Hâkim olan felsefenin görevi dünya ve hayatı evetlemesi, kişi ve toplumun düşünce hayatında etik uygarlık ideallerini benimsetmesidir. Uygarlık dediğimiz hızlı ilerleyen teknoloji ile uygar insan kavramının kesişmemesi, uygarlığın özü hakkında gerçek düşüncelere pek azımızın sahip olmasından kaynaklanmaktadır.
O halde uygarlık nedir?
Görüş ve eylem alanında insan ve insanların yaptığı tüm ilerlemeler ve bu ilerlemenin insanların manevi mükemmelleşmesine yol açmasıdır. Bütün eylem alanlarında ve her görüş açısından ilerleme çabasının itici gücü, insana dünya ve hayatın değerli olduğunu söyleyen iyimser bir felsefeden gelmelidir. Bu şekildeki bir felsefe bizden etkilenen tüm varlıkların mümkün olan en yüksek değere yükseltilmesi zorunluluğunu taşır. Bundan insan soyunun haklarını, kişiler ve toplumun koşullarını geliştirilmesi isteği, umut ve çabası doğar. Bu doğa güçlerinin ruhun emrine girmesine, insanların dinsel, toplumsal, ekonomik ve pratik birlikteliklerinin mükemmelleştirilmesine, toplum ve kişilerin manevi mükemmelleşmesine yol açar. Tıpkı hayat ve dünyayı evetlemenin, yani iyimser hayat felsefesinin, kendi başına insanlarda uygarlığı yüceltme çabasını doğurmaya yetebilmesi gibi, sadece etik olan bir dünya görüşü de insanların bencil çıkarlarını bir yana atarak bu biçim bir çabayı sürdürecek ve onların her zaman kişinin manevi ve etik kusursuzlaşmasını uygarlığın gerçek nesnesi olarak görmelerini sağlayacak gizli bir güce sahiptir. Öyleyse dünyayı evetleyen bir hayat görüşü ve etik gerçeklik birbirini tamamlayarak eksiksiz bir uygarlığın ilkelerini oluşturan çalışma ortaklarıdır. Uygarlığın eksik kalması ve seviye düşüklüğü, hayatın evetlenmesi veya etiğin ikisinden birinin veya her ikisinin birden eksikliğinden kaynaklanır. İşte bugünkü durum budur. En azından uygarlığın gerektirdiği etiğin kullanılmadığı açıktır.
Yıllardan beri etik ölçütleri göreceli olarak değiştirdik. Artık etik yargılardan vazgeçmeyi pratik bir ilerleme olarak görüyoruz. Dünya ve hayatı evetleme görüşümüz gittikçe bulanık hale gelmektedir. Modern insan artık ilerleme ilişkilerini düşünmek ve istemek için kendini yükümlülük altında hissetmemektedir. O daha çok Rasyonellik yerine Aktüalite ile karşı karşıyadır. Etik yükümlülüklerden el etek çekmiş durumdadır; bir bakıma kötümserdir bile. Çünkü o artık insan uygarlığının esas unsuru olmasına rağmen insanlığın ve insan soyunun manevi ve etik ilerlemesine inanmamaktadır. Dünya ve hayatı evetlememe sebebimiz ve etiğin bu bodurlaşma sebebi 19. yüzyıldan beri içinde bulunduğumuz karışık ortamın bizde yarattığı dünya görüşümüzün niteliğindedir. Bizim için artık insan ve insan soyunun varoluşunun tanımlanabileceği ve bundan dolayı etik bir istek ve düşünsel dünya ve hayatı evetlemenin ideallerinin kurulduğu bir evren kavramının varma olanağı yoktur. Gitgide hiçbir dünya görüşümüz kalmamaktadır. Uygarlıktan yoksunluğumuz da bu yeteneksizliğimizden kaynaklanır.
Uygarlık için en büyük sorun içinde sürekli olarak bütün gücü ile etik çabalar ülküsünü ve insanlığı ve insan soyunu kusursuz kılma ülküsünü taşıyan bir dünya görüşünden vazgeçip geçememektir. Eğer biz içinde dünya ve hayatı evetlemenin kandırıcı bir biçimde olsa bile varıldığı bir dünya görüşünü kurmayı başarabilirsek, uygarlığın ilerlemekte olan çöküşünü yenebilir ve yeniden canlı ve gerçek bir uygarlığa varabiliriz. Bu olması ise yozlaşmayı önlemek için gösterilecek bütün çabaların başarısızlığını görmeye mahkumuz demektir. Uygarlığın yenilenmesinin sadece hayat görüşümüzdeki yenilenme ile gelebileceği gerçeği evrensel bir inanç haline gelir ise ve dünya görüşü için yeni bir özlem ortaya çıkar ise kendimizi doğru yolda bulacağız.
Görünürde böyle bir yolda değiliz. Modern insan hâlâ yetersiz bir felsefe ile yaşamasının eksikliğini hissetmemektedir. Akıl hastaları bulundukları durumdan rahatsızlık hissetmeyebilirler yine de onların patolojik durumları sebebi ile uyarırız. Aynı şekilde içinde bulunduğu durumdan rahatsızlık duymayan günümüz insanını, hayatının tehlike altında olduğu konusunda uyarılması gerekir. Yine günümüz insanını, ne olduğu ve neden yaşandığı konusunda uyandırmak zorundayız. Varoluşlarına anlam ve değer verme gerekliliği ile yönlendirilen insanoğlu, doyurucu bir dünya görüşü için açlık ve susuzluk duyacak olur ise, uygarlığın kurulması için ön koşullar sağlanmış olacaktır.
Tatminkâr bir hayat felsefesine giden yol öğrenebilmek için Avrupalı ruhunun yüklediği mücadelelerin başarılı oluşunun ve 19. yüzyılın ikinci yarısında kayıtsızca sona erişinin nedenini açıkça görmemiz gerekir. Genel düşünce uygarlıkla çok az ilgilendiği için, felsefe tarihinin asıl yönünün tatminkâr dünya görüşü için insanın mücadelesinin tarihi olduğunu gösteren yayınlar yetersizdir. Bu göz önüne alınır ise felsefe tarihi kendini tarihi bir olay olarak ortaya koyacaktır.
Albert Schweitzer
Uygarlığın Geçirdiği Sarsıntı ve Bunun Manevi Nedeni Uygarlığın maddi ve manevi...
Uygarlık ve Dünya Görüşü On sekizinci yüzyıl rasyonalistleri her ne ...
Arthur Schopenhauer'in Denemeleri; Karamsarlık Çalışmaları Dünyanın Acılar...
İnsan Aklının Esareti Esaretin üç şeklinden bahsedile bilir. Birincisi toplu...
Sahildeki Kafka ve Özgürlük“Bak, Kafka Tamura, belki de dünyadaki hiç...
Yer Altından Notlar;Şu sorular acı veriyor bana baylar; verin cevaplarını onla...
Bu site 13.09.2026 00:15 tarihin de güncellenmiştir.
Copyrights © 2026 All Rights Reserved. Powered by alpaydinalp.com
Kişisel Verilerin Korunması Kanununu
Web sitemizin içeriği, ziyaretçiyi bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da konsültasyonunun yerini alamaz. Bu kaynaktan yola çıkarak, ilaç tedavisine başlanması ya da mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikte tavsiye edilmez. Web sitemizin içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilmemelidir. Sitede kanun içeriğine aykırı ilan ve reklam yapma kastı bulunmamaktadır.© 2026, Tüm hakları saklıdır. Gizlilik Sözleşmesi. Bu web sitesi CEOTECH tarafından yapılmıştır. Daha detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız.